Son yıllarda kurumlar veri toplamak için büyük yatırımlar yaptı.
Üretim tesisleri sensörlerle donatıldı. Araç filolarına takip sistemleri kuruldu. ERP ve CRM projeleri hayata geçirildi. Müşteri davranışları dijital platformlarda izlenmeye başlandı.
Bugün birçok kurum geçmişe göre çok daha fazla veriye sahip. Ancak kritik bir soru hâlâ cevap bekliyor:
Bu veriler gerçekten daha iyi kararlar alınmasını sağlıyor mu?
Çünkü birçok organizasyonda veri miktarı artarken karar alma kalitesi aynı hızda gelişmiyor. Şirketler veri zengini hale geliyor — ancak içgörü fakiri kalmaya devam ediyor.
İşte bu noktada Operasyonel Zekâ (Operational Intelligence) kavramı devreye giriyor.